Kaygı kimi zaman gündelik yaşamın içinde belirgin bir nedene bağlanabilir; kimi zaman ise kişi neden bu kadar huzursuz olduğunu kendisi de tam olarak açıklayamaz. Zihin sakinleşmeye çalışırken beden hâlâ tehlike varmış gibi davranabilir.
Psikodinamik açıdan kaygıya yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir belirti olarak bakmayız. Kaygının hangi dönemlerde arttığını, hangi duygulara veya ilişkilere eşlik ettiğini ve kişinin iç dünyasında neyin taşınmasını zorlaştırdığını anlamaya çalışırız. Çünkü bazen kaygı, henüz söze dökülememiş bir çatışmanın ilk işaretidir.